Ana sayfa DÜNYA Dünya Bugün En Mutsuz Günü Yaşıyor

Dünya Bugün En Mutsuz Günü Yaşıyor

209
0
PAYLAŞ
Bütün dünya toplumları olarak yaptığımız tek ortak eylem olan yeni yıla girdik ve üzerinden 15 gün geçti. İnsanlar hala tarih yazarken, 7’nin üzerini karalayıp onu 8 yapıyorlar. Her şeyin mükemmel bir hızla ilerlemeye devam ettiği gerçeğine dayanarak bugünün neden en mutsuz gün olduğuna yönelik bilimsel açıklamalar geldi.

İnsanlar zaman zaman kendilerini boşlukta hissederler. Soğuk havalar, daha kısa günler ve uzun gecelerde rahatlamak için en uygun yerin battaniye altları olduğu kış aylarında bu çok normaldir. Bahar iple çekilir, yaz mevsiminden kalma fotoğraflar sosyal medya hesaplarında paylaşılır, insanlar düşüncelere dalıp, günlük hayatın sıkıcılığına çözüm aramaya yönelirler. Kış ayının tam ortasında olduğumuz 15 Ocak tarihi en mutsuz gün olarak kabul ediliyor.

Aslında teorik olarak bakıldığında, biz kış aylarındayken Güney Yarım Küre’de yaz ayları yaşanıyor. Fakat nüfus miktarı Kuzey Yarım Küre’de daha fazla olduğundan genele ilişkin hakim görüş, toplumsal mutsuzluk durumumuzda artış yaşandığı için bu yönde.

Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu olarak da açıklanan SAD adındaki bu semptom, tipik olarak mevsimsel bir depresyon durumudur. Psikolog Stuart Haydock, Unilad’a yaptığı açıklamalarla bu sürecin daha çok farkındalıkla atlatılması gerektiğinin altını çizdi ve nedenlerini bilimsel olarak açıkladı.

Bu süreç oldukça normal, ancak bazı insanlar için daha tehlikeli olabilir. Her zamankinden daha çok uyumak ya da uyku sıkıntısı çekmek, artan endişelerle birlikte sorunlara neden olur.

Haydock, SAD semptomlarının genellikle eylül aylarından itibaren başladıklarını belirtiyor:

“Sonbahar aylarında olduğu gibi düşük seviyeli gün ışığı şartları altında depresyon tetiklenebilir. Gün ışığı arttıkça ve ilk bahara yaklaştıkça bu durum düzelir. Yaşadığımız semptomlar, standart bir depresyon haline çok benzerdir. Yorgun, sinirli veya endişeli hissedebilir, yataktan çıkmak ve mücadele etmek zorlaşabilir.”

Diğer taraftan uzmana göre SAD semptomları, yaz aylarında da insanları gafil avlayabiliyor. Ancak bu durum kış aylarına nazaran çok çok daha nadir. Böyle süreçler, günlük sorumluluklarımızı gerçekleştirmemize engel olurlarken, aile ve arkadaşlardan uzaklaşmak gibi kararlar verilebilir. Hatta gittikçe yalnızlaşan bazı insanlar, en çok SAD durumu içindeyken intihara meyilli olurlar.

Stuart, bir arkadaşınız, yakınınız veya bir aile bireyinizle hatta gerekirse iş yerinizdeki müdürünüzle bile bu durumu konuşmanın önemini anlatıyor:

“Bir arkadaşınıza veya sevdiğiniz insana SAD’i tanımlamak oldukça zordur. Bunun için öncelikle içinde bulunduğunuz durumu fark etmeniz ve kabullenmeniz gerekir. Gece dışarı çıkabilir, sosyalleşebilir ve bunlardan zevk almayabilirsiniz. Konsantrasyonunuz düşebilir ve kendinizi işinize ya da derslerinize veremeyebilirsiniz. Fakat ipleri bıraktığınız an, günlük rutininizi değiştirip ani kararlar aldığınız an, kendinizi SAD’in ellerine bırakmış oluyorsunuz.” 

Bu nedenle SAD ile nasıl mücadele edileceğini öğrenmek oldukça önemlidir. Zor olabilir fakat çabalamadan sonucu da öğrenemezsiniz. Bilişsel davranış terapisi (CBT) gibi yöntemler var fakat bunlar genellikle gerçek depresyon hallerinde uygulanıyorlar. Bir örnek vermek gerekirse, geceleri yatarken yapay bir ışık kaynağını kullanmak, gün ışığının taklit edilme durumundan dolayı sizi hafifletebilir.

Her şeye rağmen aşağıdaki 3 yöntem, kış aylarının baş belası olan bu ruh halinden kurtulmanın formülünü sunuyor.

Doğal ışığın avantajlarından yararlanın:

İç mekanda çalışıyor ve yaşıyorsanız, kendinizi mümkün olduğunca fazla doğal ışığa maruz bıraktığınızdan emin olun. Yürüyüşe çıkın, eğer yapamıyorsanız bir perdenizi ya da pencerenizi açık bırakın.

Egzersiz yapın ve iyi beslenin:

Düzenli egzersiz, endorfin hormonu salgı miktarınızı arttıracaktır. Endorfinler, depresyon halinin en büyük düşmanlarıdır. Sağlıklı ve dengeli bir yemek programı, sizi gün boyunca dinç tutacaktır, vücudunuz suyu yaz aylarındaki gibi aktif bir şekilde atamayabilir. Fakat bol miktarda su içmek için susamayı beklemeyin.

Konuşun:

İletişim kurmak ve kendinizi yakın hissettiğiniz insanlara içinizi dökmek, her zaman en büyük terapi araçlarından birisi olmuştur. Planlarınızı iptal etmek ve o çok sevdiğiniz dizi ya da filme dalmak kolaydır. Fakat bunu yapmayın, sosyalleşin.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here